Boşanma Hukuku- Uzaklaştırma Kararları-Kadına Karşı Şiddet

Hukukçu olarak çalıştığımız dosyalarda da bizzat şahit olduklarıma dayanarak söyleyebilirim ki;başta boşanma dosyaları olmak üzere, işyerinde mobbing ile yapılan psikolojik şiddet de dahil olmak üzere, farklı dozlarda, özel ya da kamusal alanlarda maddi, manevi fiziksel ve veya psikolojik şiddet gören kadınların en büyük yoksunluğu, sosyal olarak yalnızlaşmaları ve şiddetin yükünü çoğu zaman avukatlarının dışında başka yardım alamadan tek başına çekmeleridir.Hukuki destek alma imkanı olmayan mağdurlar ise ayrı bir kamusal mahcubiyetimiz olmalıdır.

Suçun mağdurunun sadece kadının kendisi değil, bizatihi toplumun kendisi olduğunun farkına vardığımızda , suçluya karşı hak aramada da kollektif bir bilincin gelişeceğine şüphe bulunmamaktadır. Nitekim, suçlunun yargı vasıtası ile cezalandırılması sürecinde, şikayetten hükme kadar olan tüm aşamalarda kamusal (polisin uzaklaştırma görevini layıkı ile icra etme yükümlülüğü) ve insani görevlerini (vatandaşın ihbar etme veya tanık olarak bilgi verme yükümlülüğü) yerine getirmeyerek şiddet mağduriyetine sebep olan ve veya ihmali olan herkes, asli manevi şerik sıfatı ile yargılanmalı.

“Zulme karşı sessiz kalmak, curme ortaklıktır.”

Bu mahcubiyet hepimizindir.



Please wait...

Subscribe to our newsletter

Want to be notified when our article is published? Enter your email address and name below to be the first to know.